Buradasınız: Azbuz --> sanalkutuphaneci
28 Ocak 2012, Cumartesi
 
<< ANA SAYFA
 
SİTE SAHİBİ
mehmet168


30
İstanbul
Şikayet Et
 
Bu sitede Tüm Azbuz'da
 
->>YAZI GÖNDERİN

SİTE ETİKETLERİ
 
SİTE KATEGORİSİ
İnanç Dünyası
 
GİRİŞ:
E-posta:
Şifre:
Beni Hatırla
 unuttum
OYLAMA

Bu siteye oylama eklenmemiş.

rss link
 
ADnet Reklamları
Müslümanlar Kitap Ehli'ne Nasıl Davranmalıdır?

Herüç dinin mensupları da; Allah'ın varlığına, birliğine, tüm evreni vecanlıları O'nun yarattığına, insanların yaşamlarını Allah'tan gelenvahye göre düzenlemeleri gerektiğine inanmaktadır. Tevrat ve İncil'detahrif edilmemiş olduğu düşünülen bölümlerde yer alan ahlak anlayışıile Kuran'da tarif edilen ahlak anlayışı ve ideal toplum modeli de çokbenzerdir.

Kuşkusuz bu benzerliklerin yanında bazı temel inançfarklılıkları da vardır. Bu inanç farklılıkları tarihte üç dininmensupları arasında tartışma ve hatta çatışma nedeni olmuştur ve halende olabilmektedir. Ancak dinsiz, ateist ideolojilerin mevcut olduğu birdönemde, üç din arasındaki farklılık ların değil, benzerliklerin önplana çıkarılması gerekir.

Farklılıkları ihtilaf konusu halinegetirmekten vazgeçmenin gerekliliğini şöyle bir örnekleaçıklayabiliriz: Televizyon haberlerinde zaman zaman büyük bir depremveya sel felaketinin hemen ardından yürütülen kurtarma çalışmalarıgörüntülerine rastlarız. Bu görüntülerde ortak bir nokta dikkatimiziçeker. Doğal bir afet sonrasında çeşitli ülkelerden, farklı milletlereve dinlere mensup insanlar seferber olurlar, hiçbir fedakarlıktankaçınmazlar, zarar gören insanları bir an önce kurtarmak için el eleverirler. Hatta aralarında düşmanlık olan ülkeler dahi böyle zorlukzamanlarında düşmanlığı bir kenara bırakırlar. Hiç tereddütsüzfelaketten etkilenen ülkenin yardımına koşarlar. İnsan olarak yapılmasıgereken de zaten budur. Böyle bir durumda, enkaz altında kalan veyaboğulmak üzere olan insanlar acil yardım beklerlerken, geçmiştenkaynaklanan sorunları, kavgaları, çekişmeleri, tartışmaları, önyargıları gündeme getirmek büyük bir vicdansızlık olacaktır.



Birde dünya toplumlarının içinde bulunduğu durumu gözümüzün önünegetirelim: Ateizmi ve materyalizmi ilke edinen ideolojilerin dünyaçapındaki faaliyetleri, sosyal dejenerasyon, ahlaki çöküntü, yoksulluk,açlık, artan kötülükler, dağılan aileler, manevi boşluk içindekiinsanlar, yasa dışı eylemler, cinayetler, kavgalar, çatışmalar,savaşlar, huzursuzluklar...

Şüphesiz bunlar ve benzerikötülükler dünya toplumlarını büyük bir hızla maddi ve manevi yıkımıneşiğine sürüklemektedir. Diğer yandan da ateist-materyalist, yıkıcıfelsefeler insanların hem dünya hem de ahiret hayatlarını tehditetmektedir. Tüm bunlar, dünya üzerinde yaşayan milyarlarca insanınaslında yardım bekleyen felaketzedelerden hiçbir farkları olmadığınıgöstermektedir.

İnançlı, samimi, vicdanlı ve sağduyuluHıristiyanlara, Yahudilere ve Müslümanlara düşen görev, kötülüklere vekötülere karşı yardımlaşmak, ortak bir fikri mücadele yürütmek, birlikve beraberlik içinde çalışmaktır. Bu birlik; sevgi, saygı, hoşgörü,anlayış, uyum ve iş birliği prensipleri temel alınarak binaedilmelidir. İçinde bulunulan durumun ne kadar acil olduğu göz önündebulundurulmalı; çekişme, tartışma ve ayrılığa yol açacak unsurlardanşiddetle kaçınılmalıdır.

Yahudiliğin temel kitabı olan EskiAhit'e, Hıristiyanlığın temeli olan Yeni Ahit'e ve Kuran-ı Kerim'ebaktığımızda, karşılıklı ilişkilerde en güzel söz ve davranışlarıntavsiye edildiğini görürüz. Hıristiyanların diğer insanlara karşıbenimsemeleri gereken davranış biçimi İncil'de şöyle anlatılır:

... Birbiriniz ve tüm insanlar için her zaman iyiliği amaç edinin. (Selaniklilere I. Mektup, Bap 5, 15)

Kimseyi kötülemesinler. Kavgacı değil, uysal olsunlar. Tüm insanlara her zaman yumuşak davransınlar. (Titos'a Mektup, Bap 3, 2)

Tevrat'ta ise, Yahudilerin insanlara iyilikle davranmaları gerektiği şu şekilde ifade edilir:

Kötülüğüdeğil, iyiliği arayın ki yaşayasınız, ve böylece Rab, ordularınAllah'ı, dediğiniz gibi sizinle beraber olur. Kötülükten nefret edin veiyiliği sevin ve kapıda hakkı pekiştirin... (Amos, Bap 5, 14-15)
Kuran'daise Rabbimiz, pek çok ayetinde güzel ahlakın, iyiliğin, kötülüğeiyilikle karşılık vermenin önemini bildirmiş, Yahudilere veHıristiyanlara karşı da, Müslümanların iyi niyet ve hoşgörü ileyaklaşmalarını buyurmuştur. Kuran'da Hıristiyanlar ve Yahudilerin,müşriklere (yani putperest veya dinsizlere) göre, Müslümanlara dahayakın oldukları açıkça ifade edilmektedir.


İnkar edenlerbirbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinizeyardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük birbozgunculuk (fesat) olur. (Enfal Suresi, 73)

Ehl-i Kitap, (bazıinanç ve uygulamalarında zaman içinde tahrifatlar oluşmasına rağmen)temeli Allah'ın vahyine dayanan ahlaki kıstaslara, haram ve helalkavramlarına sahiptir. Bunun için Kitap Ehli'nden kimselerin pişirdiğibir yemek, Müslümanlar için helal kılınmıştır. Aynı şekilde Müslümanerkeklere Kitap Ehli'nden kadınlarla evlenme izni verilmiştir. Bukonuyla ilgili ayette Allah şöyle buyurur:

Bugün size temiz olanşeyler helal kılındı. Kitap verilenlerin yemeği size helal, sizin deyemeğiniz onlara helaldir. Mü'minlerden özgür ve iffetli kadınlar ilesizden önce (kendilerine) kitap verilenlerden özgür ve iffetli kadınlarda, namuslu, fuhuşta bulunmayan ve gizlice dostlar edinmemişler olarak-onlara ücretlerini (mehirlerini) ödediğiniz takdirde- size (helalkılındı.) Kim imanı tanımayıp küfre saparsa, elbette onun yaptığı boşaçıkmıştır. O ahirette hüsrana uğrayanlardandır. (Maide Suresi, 5)

Buhükümler, Müslümanlar ile Ehl-i Kitap arasında nikah sonucu akrabalıkbağlarının kurulabileceğini, iki tarafın birbirlerinin yemekdavetlerine icabet edebileceklerini gösterir ki, bunlar sıcak insaniilişkiler ve huzurlu bir ortak yaşam kurulmasını sağlayacak esaslardır.Kuran'da bu ılımlı ve hoşgörülü bakış açısı tavsiye edilirken,Müslümanların aksi bir fikirde olmaları düşünülemez.

Müslümanlarınbu esaslar üzerinde Hıristiyanlara ve Yahudilere saygı ve nezaket ileyaklaşmaları ve onlara Kuran'ın "ortak bir kelimede birleşme" çağrısınıen güzel şekilde iletmeleri gerekir. Müslümanlar ile Kitap Ehli'ninittifakının sırrı bu çağrıdadır:

De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimlesizin aranızda müşterek bir kelimeye gelin. Allah'tan başkasına kulluketmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp birkısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim... (Ali İmran Suresi,64)
Makale | Dünya`dan Yankılar | Kütüphane | Biyografi | Harun Yahya | sanalkutuphaneci Ana Sayfa | Forumlar | RSS
© 2006 Azbuz.com. Her hakkı saklıdır. Blog tutmak ve site yapmak için Türkiye'de bir numara.